Uluslararası Nakliyeciler Derneği Başkanı Tamer Dinçşahin ekonomik kriz yılı 2009’u nakliyeciler açısından değerlendirdi. Dinçşahin, UND Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Bahaddin Karakuş ve Halit Özyurt, Yönetim Kurulu Üyesi Ali Çiçekli, İcra Kurulu Başkanı Mine Kaya, İcra Kurulu Üyeleri Evren Bingöl, Aybek Abdrahman ve UND Danışmanı Cahit Soysal’ın katıldığı basın toplantısında kara bir tablo sundu. Bu tabloya göre Türkiye’de ülke içi karayolu yük taşımaları hacmi yüzde 10 – 20, uluslar arası karayolu yük taşımaları hacmi yüzde 30’lara varan düşüler yaşarken; navlunlar yüzde 10, yeni araç tescilleri de yüzde 30 düştü.
Rakamlar sadece bu kadar değil. Dinçşahin, 2009 Ocak- Kasım ayarlı arasında Türkiye’nin “Taşıma Gelirlerinin “ yüzde 22 azaldığını, navlun gelirlerinin ise önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12 düşüşle 1.6 milyar dolardan 1.3 milyar dolara indiğini belirtti.
Dinçşahin diğer taraftan da uluslararası karayolu taşımacılığında faaliyet gösteren firma sayısı bin 488’e ulaşırken; çekici sayısı 46 bini bulduğunu, ancak daralan iş hacmi nedeniyle araç filolarının yüzde 25’inin atıl durumda parklarda olduğunu söyledi.
Yeni Pazar arayışları meyvelerini verdi
Krizin Avrupa’da başlaması nedeniyle Türk araçlarının Avrupa ülkelerine yönelik karayolu taşımalarının yüzde 23, BDT ülkelerine yapılan taşımaların da Rusya geçiş belgesi sorunları nedeniyle yüzde 5 düştüğünü hatırlatan Dinçşahin, yeni pazarlara yönelindiğini ifade etti. Yeni Pazar açılımı ile Körfez ülkelerine yapılan taşımalarda yüzde 25, Kuzey Afrika ülkelerine yapılan taşımalarda da yüzde 8 oranında artış olduğuna dikkat çekti.
Dinçşahin kriz bize yön gösterdi. Bu pazarlarda yaşanan artış yönü doğru tespit ettiğimizi gösteriyor. Tamer dinçşahin bu arada Türk nakliyecisinin Sudan pazarına girme hazırlığı içinde olduğunu belirtti. Geçtiğimiz hafta Sudan Büyükelçisi’nin UND’den randevu aldığını, iki ülke arasında ticaret hacminin artması için çalışmalar yapıldığını, Suudi Arabistan’ın transit geçişe izin vermesi durumunda Türk nakliyecisinin Sudan’a kadar uzanacağını bildirdi.
Türkiye 5 sıra geriledi
Dinçşahin rakamlar ışığında taşımacılık sektörünün yaşadığı kara yılı böyle anlatırken; Türkiye’nin Dünya Bankası Lojistik Performans Endeksi’nde de 5 sıra gerilediğine dikkat çekti. Geçen yıl 155 ülke arasında 34. Sırada yer alan Türkiye’ni bu yıl 39.’luğa gerilediğine işaret eden Dinçşahin biz 34. sıradan daha yukarılara çıkmaya çalışırken 5 sıra birden geriledik. Bu listede 3. sırada yer alan Almanya neden 1. değiliz felsefesinden hareketle çalışmalarını hızlandırdı ve bu yıl 1.’liğe yükseldi. Almanya’nın yaptığını biz de yapabilir, daha üst sıralara çıkabiliriz” diye konuştu.
Lojistik köyün gerekliliği iyice anlaşıldı
Tüm bu rakamlar ışığında konu yeniden lojistik köye geldi. UND başkanı tamer dinçşahin lojistik üs olmayı hedefleyen Türkiye’nin en büyük kentinde mutlaka bir lojistik köy yapılmasının gerekliliğine dikkat çekti. İstanbul’da eylül ayında yaşana sel felaketinin bu ihtiyacı bir kere daha ortaya çıkardığını dile getiren dinçşahin avrupa yakasında Hadımköy’de, Anadolu Yakasında Orhanlı’da birer lojistik köy yapılması gerektiğini söyledi.
Mersin’de çalışmalar sona yaklaşıyor. İzmir keza öyle, Ankara ise lojistik köy tamamlanmak üzere. Burada eksik kalan İstanbul. Biz 2005 yılında projesini yaptık ama kamu tarafından hızlı karar alınamıyor” diyen Dinçşahin şöyle konuştu.
Bizim sorunumuz hızlı karar alamamamız. 5-6 yıldır lojistik köyü konuşuyor olmamız normal değil. Biz konuşurken belirlenen yerler el değiştiriyor. 10′a alabileceğimiz arsaların fiyatları 100′e yükseliyor. O kadar değerli araziler üzerinde lojistik köy yapılmaz.
Daha uzakta ucuz araziler de var ama bu sefer de maliyetler yükseliyor. Şu anki aşamada bize gereken en az 400 hektarlık bir alan. Bu da Orhanlı ve Hadımköy’de var. Biz de yapım aşaması için değişik fonlar arıyoruz. Konuya inanmak önemli ama projenin mali açıdan da inanılır olması lazım.
İyi gelişmeler de oldu
UND Başkanı Tamer Dinçşahin sorunları ard arda sıralarken yaşanan olumlu gelişmelere de değindi. Sene başında Rusya ile yaşanan geçiş belgesi sorunun aşılığını, Yunanistan ile yaşanan ek geçiş belgesi krizinin ortadan kaldırıldığını hatırlatan Dinçşahin, Suriye’de ikili taşımalardaki geçiş ücreti ile bulgaristana girişlerde uygulanan 200 litre akaryakıt kısıtlamasının da yoğun çabalar sonucunda kaldırıldığını, diğer taraftan da Eximbank ve Kredi Garanti fonu ile sağlanan işbirliği sayesinde sektöre sınırı da olsa yeni kaynak sağlandığını belirtti.
2010 hedefleri
Dinçşahin, 2010’da sektörün rahat bir nefes alabilmesi için yapılması gerekenlere de değindi. Samsun, Trabzon ve Zonguldak başta olmak üzere limanların yeterli ve intermodal altyapıları ve lojistik sistemleri ile desteklenerek etkin hale getirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Dinçşahin, Asya -Avrupa bağlantılarının gelişimi açısından, özel sektörün daha fazla proje geliştirerek bu projelerin Trans- Avrupa Ulaşım Ağları Revizyon süreci gündemine alınması için çaba harcanması gerektiğini belirtti. Dinçşahin 2010’da yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:
Koper (Slovenya) , Rijeka ( Hırvatistan) veya Marsiya Limanlarına yönelik Ro-Ro seferlerinin tesisi edilmesi, Köstence Limanına Ro- Ro hattı kurulması, Ukrayna ve Rusya’ya yeni Ro- Ro seferlerinin sunulması ve alternatif hatların geliştirilmesi, Kuzey Afrika ve akdenize kıyısı olan Avrupa Ülkelerine Ro Ro seferlerinin uygulamaya konmasının AB gündemine aldırılması, Karasu limanı ve bölgedeki endüstriyel alanların işlevsel hale getirilerek İstanbul Boğazı’nın Karadeniz üzerinden iç bölgelere gele yükü hafifletmek, böylece Romanya başta olmak üzere Avrupa ülkeleri arasında Ro- Ro hattı ile Avrupa taşımalarını rahatlatmak, İpek Yolu’nun yeninden Canlandırılması Projesi kapsamında Türkiye’nin eski yolunda olduğu kadar aktif olmasını sağlamak.